FORGOT YOUR DETAILS?

YARDIM ET

by / Tuesday, 08 November 2016 / Published in Articles

Çok kitap okurum desem yalan olur. Eğitimim de psikolojiden ya da felsefeden pek nasibini alan bir yol izlemedi. Hasbelkader mesleğimiz gereği biraz fazla insan tanıdık ve insan ilişkileri hakkında bir fikir sahibi olduk ama o da derin bir mevzuda cok buyuk laflar etmek icin yeterince cesaret verici sayılmaz. Ama geçen gün öyle güzel bir an yaşadım ki bunu paylaşmadan ve bunun üzerine biraz ahkam kesmeden geçemeyeceğim.

Bir yakınımın yaşadığı apartmandaki apartman görevlisine bir sebepten dolayı teşekkür ettim ve anında bir cevap aldım; abi tabii ki yardım edecektim, etimiz yenmez, derimiz giyilmez birbirimize yardım etmeyeceğiz de ne için yaşayacağız bu dünyada. Adamcağız belki bunu en saf ve düz haliyle soyledi bana ama bende o anda öyle filmler geçti ki gözümün önünden eminim hiç hayal edemeyecek yarattığı etkiyi.

Sabahın köründe sıcacık yataklarımızdan kalkıp en sevdiğimiz kişileri bırakıp işe yola çıkıyoruz. Belki yarım saat, belki bir saat, belki de daha fazla yollarda heba edip, ofise varıyoruz ve doğruca bilgisayar başına oturuyoruz. Çoğumuz bir önceki günden küskün en az birkaç iş arkadaşı ile başlıyor. Koridorda karşılaştığında görmemezlikten geldiğimiz, ilk firsatta bir üstündeki kişiye gambazlayacağımız işarkadaşlarımızla yıllarca işortaklığı, kader birliği yapmakla mükellefiz. Aslında herkes bizi anlasa bizim ne kadar iyi niyetli ve şirket için calıştığımızı da anlayacak ve haklı olduğumuz ortaya çıkacak ama bir türlü bizi sevememiş kimi kesimler yüzünden hep bir savaşma, hep bir ikircikli hayat yaşıyoruz bu dört duvar arasında..

Halbu ki şu apartman gorevlisinin çözdüğü gibi çözmüş olsak şu hayatı ne kadar da kolay olacak hersey. Oyle ya hiçbirimiz Uzayüssü Alfa’da çalışmıyoruz. Neredeyse hepimizin yaptığı işleri yapan şu Dünya üzerinde binlerce insan var. Muhtemelen çoğu da bizden iyi yapıyor. Yani çok ozel bir iş yaptığımız da söylenemez. Tek mükellef olduğumuz şey yaptığımız işi güzel yapmak, keyifle yapmak, keyif vererek yapmak. Onu bile beceremiyoruz. Adına ister kariyer hırsı deyin, ister hiyerarşi zorlukları deyin, isterseniz de iletişim kazası deyin, ne dersek diyelim aslında tek adı var bu sıkıntılı hayatın; o da “insan” olmayı unutmak bence.

Elbette dünyaya sadece birbirimize yardim etmeye gelmedik ama “insan” olmanın en önemli erdemlerinden biri “yardımcı” olabilmek. Sadece birileri çok zor duruma düştüğünde değil, normal günlük yaşamında da çevresine yardım edebilmek, zorlaştırıcı olmak değil kolaylaştırıcı olmak, yapılamazı değil nasıl elbirliğiyle yapılabiliri ortaya koymak… Bizi diğer canlılardan farklı kılan şey işte bu pozitif akıl olsa gerek.

Şirketlerimizde işbirliğini, dostluğu, birbirine yardımcı olabilmeyi ana felsefe haline getirebildiğimizde ne büyük yüklerin hafiflediği, ne “olmaz” işlerin olduğunu görebiliyoruz. Bunun için işe bireyden başlamak gerekiyor. Önce bireyin neden orada olduğunu anlaması gerekiyor. Anlamış olanları işe almak, anlamasına gayret etmek, anlamamış olanları kesinlikle uzaklaştırmak gerekiyor.

Gerisi sadece ikinci kattan indirilmesi gereken bir dolap… İki elle değil ama dört elle çok kolay iniyor.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

TOP